Aslıhan Toksoy
Köşe Yazarı
Aslıhan Toksoy
 

TDK 2025’in “Yılın Kelimesini Seçti: Dijital Vicdan

Türk Dil Kurumu (TDK), halkın katılımıyla yürütülen oylama sonucunda 2025 yılının kelimesi/kavramını “dijital vicdan” olarak belirledi. Çalışma, Ankara Üniversitesi İletişim Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İLAUM) iş birliğiyle yürütülürken, alanında uzman isimlerden oluşan değerlendirme kurulunun belirlediği adaylar kamuoyunun oyuna sunuldu. Oylama sonucunda “dijital vicdan”, vicdani körlük, eylemsiz merhamet, tek tipleşme ve çorak kavramlarını geride bırakarak yılın kelimesi oldu. TDK’nin bu tercihi, dijital çağda bireylerin ahlaki sorumlulukla kurduğu ilişkinin yeniden tartışılması gerektiğine işaret ediyor.   Dijital vicdan” neyi anlatıyor? TDK’nin gerekçeli açıklamasında “dijital vicdan”, günümüz dijital kültüründe etik duyarlılığın eylemden ayrışması üzerinden tarif ediliyor. Buna göre kimi zaman kişiler, gerçek hayatta sorumluluk almak yerine, sosyal medyada beğeni, paylaşım, yorum gibi tepkilerle “vicdani rahatlama” hissine yöneliyor; böylece vicdan, “tıklanabilir” bir jest düzeyine indirgenebiliyor. Kurum, kavramın tam da bu dönüşümü adlandırdığı için gerekli görüldüğünü belirtiyor. Bu çerçeve, dünyada “slacktivism/clicktivism” (kolay eylemcilik) tartışmalarıyla benzer bir zeminde duruyor: Dijital görünürlük bazen farkındalık üretirken, bazen de somut katkının yerini tutan sembolik bir tatmine dönüşebiliyor. TDK’nin seçimi, tartışmanın Türkçede daha net bir isimle anılmasına kapı aralıyor. Dijital Vicdan: Eylem mi, Rahatlama mı? TDK’nin tanımlamasına göre “dijital vicdan”, gerçek hayatta sorumluluk almayı gerektiren durumların, dijital ortamda beğeni, paylaşım ve kısa tepkilerle geçiştirilmesi hâlini ifade ediyor. Vicdan, bu noktada bir eylem çağrısı olmaktan çıkıp, kişiyi geçici olarak rahatlatan bir dijital reflekse dönüşüyor. Bu kavram, özellikle savaş ve insani krizlerin sosyal medyada temsili üzerinden daha da belirginleşiyor. Sosyal medyada; Seçimin duyurulmasının ardından kavram, sosyal medyada kısa sürede geniş bir tartışma başlattı. Destekleyenler, “dijital vicdan”ın özellikle kriz anlarında yaygınlaşan “paylaş-tatmin ol” döngüsünü görünür kıldığını savunurken; eleştirenler, kavramın toplumsal duyarlılığı küçümsemek için de kullanılabileceğini, dijital farkındalığın bazen yardım ve örgütlenmeye kapı açtığını hatırlatıyor. Öte yandan TDK’nin metninde, dijital içerik üretimi ve etkileşimlerin bazı durumlarda olayın gerçekliğiyle ilişkimizi “mesafeli” hâle getirebildiği; kişiyi sosyal sorumluluktan uzaklaştırma riski taşıdığı yönünde değerlendirmeler de yer alıyor. Gazze, Savaş Görüntüleri ve Ekran Başında Kalan Vicdan Gazze’de aylardır süren savaş, milyonlarca insan için büyük ölçüde ekranlardan izlenen bir felakete dönüşmüş durumda. Yıkılan şehirler, hayatını kaybeden siviller, açlık ve kuşatma görüntüleri; sosyal medya akışlarında birkaç saniyelik duraksamalarla karşılanıyor. Bir paylaşım, bir etiket ya da bir emojiyle verilen tepkiler, çoğu zaman somut bir karşılığa dönüşmeden akışta kayboluyor. Uzmanlara göre bu durum, bireylerde “gördüm, paylaştım, tepkimi verdim” hissi oluşturarak, vicdanın harekete geçmesini değil, sakinleşmesini sağlıyor. Savaşın ağırlığı, ekranın soğuk camına çarpıp geri dönüyor; insan, yaşanan trajediyle yüzleşmek yerine onu tüketilebilir bir içerik olarak izliyor. “Dijital vicdan” tam da bu noktada, modern çağın çelişkisini adlandırıyor: Acı görünür hâle geldikçe çoğalıyor, fakat sorumluluk aynı oranda artmıyor. Paylaşmak, yardım etmenin; konuşmak, karşı durmanın; izlemek ise tanıklığın yerini alabiliyor. Dilin Uyarısı TDK’nin 2025 için “dijital vicdan”ı seçmesi, yalnızca bir dil tercihi değil; aynı zamanda toplumsal bir uyarı niteliği taşıyor. Kavram, dijital dünyada artan farkındalığın, gerçek hayatta neye karşılık geldiğini sorgulamaya çağırıyor. Vicdanın yalnızca ekranda değil, hayatta bir karşılığı olup olmadığı sorusu; 2025’in kelimesiyle birlikte artık daha yüksek sesle soruluyor. Kaynaklar • Türk Dil Kurumu (TDK), 2025 Yılının Kelimesi/Kavramı duyurusu • Ankara Üniversitesi İLAUM, Yılın Kelimesi Çalışması Bilgilendirme Metinleri • Anadolu Ajansı, “2025 yılının kelimesi ‘dijital vicdan’ oldu” • TRT Haber, “TDK 2025’in kelimesini açıkladı” • Dijital aktivizm ve “slacktivism” üzerine akademik çalışmalar (Morozov, Gladwell vb.)   Yazarın sosyal medya hesapları Instagram / aslihantoksoy Facebook / aslıhantoksoy Youtube / aslihantoksoy X / aslihantksy        
Ekleme Tarihi: 29 Aralık 2025 -Pazartesi
Aslıhan Toksoy

TDK 2025’in “Yılın Kelimesini Seçti: Dijital Vicdan

Türk Dil Kurumu (TDK), halkın katılımıyla yürütülen oylama sonucunda 2025 yılının kelimesi/kavramını “dijital vicdan” olarak belirledi. Çalışma, Ankara Üniversitesi İletişim Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İLAUM) iş birliğiyle yürütülürken, alanında uzman isimlerden oluşan değerlendirme kurulunun belirlediği adaylar kamuoyunun oyuna sunuldu.

Oylama sonucunda “dijital vicdan”, vicdani körlük, eylemsiz merhamet, tek tipleşme ve çorak kavramlarını geride bırakarak yılın kelimesi oldu. TDK’nin bu tercihi, dijital çağda bireylerin ahlaki sorumlulukla kurduğu ilişkinin yeniden tartışılması gerektiğine işaret ediyor.

 


Dijital vicdan” neyi anlatıyor?

TDK’nin gerekçeli açıklamasında “dijital vicdan”, günümüz dijital kültüründe etik duyarlılığın eylemden ayrışması üzerinden tarif ediliyor. Buna göre kimi zaman kişiler, gerçek hayatta sorumluluk almak yerine, sosyal medyada beğeni, paylaşım, yorum gibi tepkilerle “vicdani rahatlama” hissine yöneliyor; böylece vicdan, “tıklanabilir” bir jest düzeyine indirgenebiliyor. Kurum, kavramın tam da bu dönüşümü adlandırdığı için gerekli görüldüğünü belirtiyor.

Bu çerçeve, dünyada “slacktivism/clicktivism” (kolay eylemcilik) tartışmalarıyla benzer bir zeminde duruyor: Dijital görünürlük bazen farkındalık üretirken, bazen de somut katkının yerini tutan sembolik bir tatmine dönüşebiliyor. TDK’nin seçimi, tartışmanın Türkçede daha net bir isimle anılmasına kapı aralıyor.

Dijital Vicdan: Eylem mi, Rahatlama mı?

TDK’nin tanımlamasına göre “dijital vicdan”, gerçek hayatta sorumluluk almayı gerektiren durumların, dijital ortamda beğeni, paylaşım ve kısa tepkilerle geçiştirilmesi hâlini ifade ediyor. Vicdan, bu noktada bir eylem çağrısı olmaktan çıkıp, kişiyi geçici olarak rahatlatan bir dijital reflekse dönüşüyor.

Bu kavram, özellikle savaş ve insani krizlerin sosyal medyada temsili üzerinden daha da belirginleşiyor.

Sosyal medyada;

Seçimin duyurulmasının ardından kavram, sosyal medyada kısa sürede geniş bir tartışma başlattı. Destekleyenler, “dijital vicdan”ın özellikle kriz anlarında yaygınlaşan “paylaş-tatmin ol” döngüsünü görünür kıldığını savunurken; eleştirenler, kavramın toplumsal duyarlılığı küçümsemek için de kullanılabileceğini, dijital farkındalığın bazen yardım ve örgütlenmeye kapı açtığını hatırlatıyor.

Öte yandan TDK’nin metninde, dijital içerik üretimi ve etkileşimlerin bazı durumlarda olayın gerçekliğiyle ilişkimizi “mesafeli” hâle getirebildiği; kişiyi sosyal sorumluluktan uzaklaştırma riski taşıdığı yönünde değerlendirmeler de yer alıyor.


Gazze, Savaş Görüntüleri ve Ekran Başında Kalan Vicdan

Gazze’de aylardır süren savaş, milyonlarca insan için büyük ölçüde ekranlardan izlenen bir felakete dönüşmüş durumda. Yıkılan şehirler, hayatını kaybeden siviller, açlık ve kuşatma görüntüleri; sosyal medya akışlarında birkaç saniyelik duraksamalarla karşılanıyor. Bir paylaşım, bir etiket ya da bir emojiyle verilen tepkiler, çoğu zaman somut bir karşılığa dönüşmeden akışta kayboluyor.

Uzmanlara göre bu durum, bireylerde “gördüm, paylaştım, tepkimi verdim” hissi oluşturarak, vicdanın harekete geçmesini değil, sakinleşmesini sağlıyor. Savaşın ağırlığı, ekranın soğuk camına çarpıp geri dönüyor; insan, yaşanan trajediyle yüzleşmek yerine onu tüketilebilir bir içerik olarak izliyor.

“Dijital vicdan” tam da bu noktada, modern çağın çelişkisini adlandırıyor:
Acı görünür hâle geldikçe çoğalıyor, fakat sorumluluk aynı oranda artmıyor. Paylaşmak, yardım etmenin; konuşmak, karşı durmanın; izlemek ise tanıklığın yerini alabiliyor.

Dilin Uyarısı

TDK’nin 2025 için “dijital vicdan”ı seçmesi, yalnızca bir dil tercihi değil; aynı zamanda toplumsal bir uyarı niteliği taşıyor. Kavram, dijital dünyada artan farkındalığın, gerçek hayatta neye karşılık geldiğini sorgulamaya çağırıyor.

Vicdanın yalnızca ekranda değil, hayatta bir karşılığı olup olmadığı sorusu; 2025’in kelimesiyle birlikte artık daha yüksek sesle soruluyor.


Kaynaklar
• Türk Dil Kurumu (TDK), 2025 Yılının Kelimesi/Kavramı duyurusu
• Ankara Üniversitesi İLAUM, Yılın Kelimesi Çalışması Bilgilendirme Metinleri
• Anadolu Ajansı, “2025 yılının kelimesi ‘dijital vicdan’ oldu”
• TRT Haber, “TDK 2025’in kelimesini açıkladı”
• Dijital aktivizm ve “slacktivism” üzerine akademik çalışmalar (Morozov, Gladwell vb.)

 

Yazarın sosyal medya hesapları

Instagram / aslihantoksoy

Facebook / aslıhantoksoy

Youtube / aslihantoksoy

X / aslihantksy

 

 

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turkishpress.co.uk sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.