Bu Bir Devlet Operasyonu Değil, Açık Eşkıyalıktır!
Adına ne derseniz deyin;
“Operasyon”,
“müdahale”,
“demokrasi hamlesi”…
Gerçek değişmiyor: ABD, Venezuela’da haydutluk yapmaktadır.
Bir ülkenin seçilmiş devlet başkanını zorla alıkoymak, bir devleti “biz yöneteceğiz”, “petrolünü istiyoruz” diyerek tehdit etmek; bu ne diplomasiyle, ne hukukla, ne de insan haklarıyla açıklanabilir. Bunun tek bir adı vardır: modern emperyalist eşkıyalık.
Trump’ın ağzından dökülen sözler aslında her şeyi itiraf ediyor:
Ne demokrasi umurunda,
Ne insan hakları,
Ne Venezuela halkı…
İstedikleri tek şey petrol.
Maskeler Düştü, Gerçek Yüz Ortada
Yıllardır ABD aynı senaryoyu oynuyor: Önce ambargo,
Sonra kaos,
Ardından “meşru müdahale” yalanı…
Irak’ta milyonlarca insan öldü, petrol gitti.
Libya yerle bir edildi, petrol gitti.
Suriye parçalandı, enerji hatları hedef alındı.
Şimdi sıra Venezuela’da.
Artık kimseye masal anlatmasınlar. Bu bir özgürlük mücadelesi değil, bu yağma savaşıdır.
Uluslararası Hukuk ABD’ye Uygulanmıyor mu?
Soruyorum:
Bir ülke bunu Rusya yapsa ne olurdu?
Çin yapsa ne olurdu?
İran yapsa ne olurdu?
Kıyamet kopardı.
Ama ABD yapınca sessizlik…
Çünkü bu düzende hukuk güçlüye göre yazılıyor.
Bir devlet başkanını zorla alıkoymak, Birleşmiş Milletler’e göre savaş suçudur. Nokta.
Bunu yapan ülke “demokrasi havarisi” değil, küresel suç örgütüdür.
Bu Sadece Venezuela’ya Yapılmadı
Bu operasyonun asıl hedefi Maduro değildir.
Asıl hedef, “bağımsızlık” fikridir.
Mesaj nettir:
“Bize boyun eğmezseniz, sizi de alırız.”
“Kaynaklarınız bize ait, siz sadece bekçisiniz.”
“Devlet olmanız için bizim izin vermemiz gerekir.”
Bu mesaj bugün Venezuela’ya, yarın başka ülkelere gider.
Sessiz kalan herkes sıranın kendisine gelmesini bekliyordur.
Dünya Tehlikeli Bir Eşiğe Sürükleniyor
Bu hoyratlık, bu küstahlık, bu pervasızlık dünyayı barışa değil, kaosa götürüyor.
Hukuku yok sayanlar, bir gün hukuksuzluğun hedefi olur.
Devletleri kaçıranlar, bir gün kontrolü de kaybeder.
ABD bugün gücüne güvenerek eşkıyalık yapıyor olabilir.
Ama tarih bize şunu defalarca gösterdi:
Hiçbir imparatorluk, yağmayla sonsuza kadar ayakta kalmadı.
Venezuela meselesi artık bir ülkenin meselesi değil.
Bu, insanlığın onur sınavıdır.
Ya bu zorbalığa karşı durulur,
ya da dünya tamamen kanun tanımazların oyun alanına döner.
Başka bir seçenek yok.
Bugün sessiz kalanlar şunu bilmelidir:
Bu hukuk herkese lazımdır.
Bugün Venezuela, yarın başka bir ülke…
Asıl Mesaj Kime Veriliyor?
Bu hamle sadece Venezuela’ya değildir.
Bu bir gözdağıdır.
“Benim çizdiğim sınırların dışına çıkarsan, seni de alırım.”
“Petrolünü paylaşmazsan, devletini dağıtırım.”
“Seçimle gelmiş olman beni ilgilendirmez.”
Bu mesaj, sadece Latin Amerika’ya değil; bağımsız politika izlemek isteyen tüm ülkelere yöneliktir.
Sonuç: Dünyayı Daha Tehlikeli Bir Yere Sürüklüyorlar
ABD’nin bu pervasızlığı, dünyayı daha güvenli değil, daha kaotik bir yere sürüklüyor. Güce dayalı düzen, bir noktadan sonra kontrolsüz çatışmaları, küresel krizleri ve yeni savaşları beraberinde getirir.
Bugün Venezuela’da yaşananlar, eğer normalleştirilirse, yarın hiçbir ülke güvende olmayacaktır.
Bu artık ideoloji meselesi değil.
Bu, devlet olmanın, egemenliğin ve insanlığın meselesidir.
Ve tarih şunu yazar:
Hukuku ayaklar altına alanlar, sonunda hukuksuzluğun altında kalır.
Bu hukuk herkese lazımdır.
Bugün Venezuela, yarın başka bir ülke…
Asıl Mesaj Kime Veriliyor?
Bu hamle sadece Venezuela’ya değildir.
Bu bir gözdağıdır.
“Benim çizdiğim sınırların dışına çıkarsan, seni de alırım.”
“Petrolünü paylaşmazsan, devletini dağıtırım.”
“Seçimle gelmiş olman beni ilgilendirmez.”
Bu mesaj, sadece Latin Amerika’ya değil; bağımsız politika izlemek isteyen tüm ülkelere yöneliktir.
Sonuç: Dünyayı Daha Tehlikeli Bir Yere Sürüklüyorlar
ABD’nin bu pervasızlığı, dünyayı daha güvenli değil, daha kaotik bir yere sürüklüyor. Güce dayalı düzen, bir noktadan sonra kontrolsüz çatışmaları, küresel krizleri ve yeni savaşları beraberinde getirir.
Bugün Venezuela’da yaşananlar, eğer normalleştirilirse, yarın hiçbir ülke güvende olmayacaktır.
Bu artık ideoloji meselesi değil.
Bu, devlet olmanın, egemenliğin ve insanlığın meselesidir.
Ve tarih şunu yazar:
Hukuku ayaklar altına alanlar, sonunda hukuksuzluğun altında kalır.